Kısırlığın Nedeni Obezite Ve Sigara Mı?

Son yıllarda tüp bebek tedavilerinden faydalanan çiftlerin sayısı gitgide daha çok artıyor. Bunun önemli bir nedeni de çiftlerin karşısına çıkan doğal yollardan hamile kalamama problemi.

Evliliklerin ya da çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ötelenmesinin beraberinde bazı sıkıntılara yol açabilir. İlerleyen yaşla birlikte gebe kalma ihtimali düşüyor ya da giderek zorlaşıyor. Çiftler çocuk sahibi olmak için kendilerini hazır hissettiklerinde, bu kez hamilelik gerçekleşmeyebiliyor ve zaman geçtikçe hayal kırıklığı ortaya çıkabiliyor. Oysa kanda yapılan AMH testi ve ultrasonografide yumurtalıklardaki foliküllerin sayımı ile kadınlardaki doğurganlık potansiyeli önceden tespit edilebiliyor.

Doğurganlık Potansiyelini Yükseltmek Mümkün Mü?

Evli olmayan ya da henüz çocuk sahibi olmayan evli çiftlerde, jinekolojik muayene sırasında kadının doğurganlık potansiyeli ile ilgili değerlendirilmesi ve bilgilendirilmesi gerekir. Aslında her kadın doğduğunda yumurta kapasitesi belirlenmiş olarak hayata geliyor. Yani anne rahmindeyken ve genetik yatkınlıkların etkisi ile her bireyin yumurta kapasitesi doğduğunda belirleniyor. Fakat yaşam boyunca başımıza gelen olaylar; örneğin kanser gibi ciddi hastalıklar, kemoterapi ve radyoterapi gibi ağır tedaviler, endometriozis gibi jinekolojik hastalıklar yumurta kapasitesini zayıflatıyor ya da azaltabiliyor.

Doğurganlık Potansiyelinin Azalmasına Karşı Hangi Önlemleri Almalıyız?

Yapılabilecek en önemli şeyler sigara içmemek, dengeli beslenmek ve kilo kontrolüdür. Anne rahmindeyken anne adayının alışkanlıkları ve ciddi rahatsızlıkların, genetik yatkınlık, antioksidandan fakir beslenme ve obezitenin kadınlardaki doğurganlık potansiyelini azaltır. Her ne kadar bu etkenleri tamamen kontrol edebilmek mümkün olmasa da düzenli yıllık kontroller mutlaka yaptırılmalı. Yıllık jinekolojik muayeneler esnasında bu noktayı gözden kaçırmayarak, doğurganlık potansiyelimizi yüksek tutmak ve eğer bir tehdit var ise erkenden farkına vararak önüne geçmek mümkündür.

Öte yandan anne adaylarının gebeliklerinin sağlıklı olması, doktor kontrolünde iyi bir gebelik takibi yapılması, doğacak kız çocuklarının ilerideki yaşantısını ve sağlığını da olumlu yönden etkiliyor.

Prof. Dr. Banu Kumbak Aygün

Dr. Aygün, 1972 İstanbul doğumludur. İstanbul Medipol Üniversitesi tüp bebek merkezi kurucusu, İstanbul Aydın Üniversitesi Hastanesi tüp bebek merkezi sorumlusudur. Türkiye'nin en iyi tüp bebek doktorları ilk 10 içerisinde gösterilmektedir.
0 0 oy
Genel Skor
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
Anasayfa
WhatsApp
Telefon
Ara
0
Soru sor, yorum yap.x
()
x
linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram